İstanbul’un göbeğinde bir Ege sahili gibi…

Dr. Banu Büyükçayır, üç çocuklu güzel ailesiyle Antteras’ın keyfini süren sakinlerimizden biri… “Siteden içeri girer girmez zeytin ve kiraz ağaçları, biberiye ve defne kokuları karşılıyor sizi. Kendimi Ege sahilinde yaşıyormuş gibi hissediyorum” diyen Büyükçayır’ı yakından tanıdık…

Antteras sakinlerinden Dr. Banu Büyükçayır 52 yaşında, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı. Eşi de kendisi gibi doktor. Birlikte bir klinik kurmuşlar. Üç çocuklu bir aile olarak Antteras’ta yaşamayı büyük avantaj olarak görüyorlar. Yaklaşık bir buçuk yıl önce taşındıkları Antteras için “Bu site insanı hiç yormuyor, kendimi bir Ege sahilinde gibi hissediyorum” diyor Banu Hanım. Ant Yapı’nın insanlara özel bir yaşam tarzı sunduğunu anlatıyor: “Kendinizi güvende hissediyorsunuz… Biliyorsunuz ki, yönetim her zaman yanınızda. Hizmet kalitesinde süreklilik için gece-gündüz emek veriliyor.”

Dr. Banu Büyükçayır, en çok da yönetim kurulu başkanımız Mehmet Okay’la tanışmış olmanın verdiği mutluluğun altını çiziyor: “Mehmet Bey ile tanışmış olmak bizim için çok değerli. İnsana yaklaşımı, beyefendiliği, maddiyattan önce maneviyata önem vermesi, karşısındakiyle empati kurması, insanı yormayan tavrı ve alçakgönüllülüğü bizi çok etkiledi.” Haydi gelin komşumuzu daha yakından tanıyalım…

Kendinizden biraz söz eder misiniz?

1969 Diyarbakır doğumluyum. Aslen Trakyalıyım. Lise eğitimimi Ankara Atatürk Lisesi ve İzmir Karşıyaka Lisesi’nde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’ne girdim. Fakülteden dereceyle mezun olduktan sonra kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak çalışmaya başladım. Evli ve iki kız, bir erkek çocuk annesiyim.

Eşiniz de doktor. 2014’te Jineplast Hastanesi’ni kurmuşsunuz. Peki, iş dışında zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz?

Kitap okumayı, değişik yemek tariflerini denemeyi, ahşap ev yapımı ve yelken seyir videoları izlemeyi tercih ediyorum. Sitede ailece yürüyüşler yapmaktan, tenis ve voleybol oynamaktan keyif alıyoruz. Uygun zamanlarda seyir terasında vakit geçiriyoruz. Çayımızı, kahvemizi içiyoruz. Kafeterya hizmetinin olması çok güzel. Pandemiden önce küçük toplantılar, kutlamalar yapabiliyorduk. Bu tür aktiviteler için bence en güzel mekân bize zaten site içerisinde sunulmuş.

Antteras’ta ne zaman yaşamaya başladınız?

2019’un eylül ayında taşındık. Daha önce Çengelköy’de bir sitede çatı dubleksi evimizde oturuyorduk. Çocuklar istediği için bahçe katı arayışımız vardı. Bölgeyi yakından tanıyorduk ve okullardan uzaklaşmak istemiyorduk. Antteras sitesini de takip ediyorduk. Aile yaşantısı için çok uygun olduğunu düşündük ve taşındık.

Ant Yapı’dan ilk kez mi ev aldınız?

Evet ama tekrar ev alacaksam yine Ant Yapı’dan almak isterim.

Burada yaşamak nasıl bir şey, biraz tarif eder misiniz?

Bu site insanı hiç yormuyor. Siteye girdiğim andan itibaren sanki bir Ege sahilinde yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Zeytin ve kiraz ağaçları, biberiye ve defne kokuları sizi karşılıyor. Müthiş İstanbul Boğaz manzaralı seyir terası, sosyal tesisi, tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları, kapalı spor salonu, açık-kapalı yüzme havuzları, çocuk oyun parkı, kamelyası ve peyzaj mimarisiyle ailelerimize sıcacık ve kaliteli bir ortam sunuyor. Gerek yönetimin gerekse güler yüzlü, canla başla çalışıp yorulmak bilmeyen personelin her konuda çözüm odaklı yaklaşımları gerçekten bu sitede hayatı kolaylaştırıyor. Sakin bir ortam var. Komşuluk ilişkileri gayet güzel. Herkes birbirine karşı oldukça kibar ve iyi niyetli.

Çocuklu aileler açısından Antteras nasıl bir yer? Özellikle pandemi nedeniyle çocukların evde uzun saatler kaldığı günlerde burada yaşamanın avantajları neler oldu?

Evet, çocuklu bir aile olarak bu sitede çok şanslı hissediyoruz. Yaşadığımız yerin bize bu zor dönemleri daha kolay geçirebilmemizde çok büyük katkısı var. Bahçe katında oturmanın çok avantajı oldu bizim için. Oyun alanlarının sosyal mesafeye uygun, bu da çocuklar için bolca hareket alanı sağlıyor.

En çok sevdiklerime sarılmayı özledim

Bugüne kadar seyahat ettiğiniz şehirler arasında en sevdiğiniz hangisi oldu?

Yurtiçinde İzmir, Çeşme en sevdiğim yerlerden… Özellikle Ant Yapı’nın Port Alaçatı projesi konsept olarak çok ilgimizi çekmişti. Yurtdışındaysa Roma diyebilirim. Gerçekten tarih kokuyor ve her köşesinin ayrı bir hikayesi var. Pandemi bitince de en çok İskoçya’ya gitmek istiyorum.

Bu süreçte en çok özlediğiniz şey ne oldu?

En çok özlediğim şey tabii ki özgürce sevdiklerime sarılabilmek, aile ziyaretleri yapabilmek, rahatça caddelerde dolaşabilmek…

Gelecek için en büyük hayaliniz nedir?

En büyük hayalim sağlıklı kalabilmek. Kendim, ailem ve herkes için diliyorum bunu. Çok büyük bir planım yok şu anda ama olabilirse Bodrum Anthaven projesinden bir ev almak isterim.

Bir cevap yazın