Anthaven hayatımızın en güzel sürprizlerinden biri

Anthaven’da oturan tekstil sektöründen komşularımız Melek ve Tuğrul Ataç çifti, tam bir deniz tutkunu! Hayatlarının vazgeçilmezi ise seyahat… Keyifli bir sohbet eşliğinde kendilerini yakından tanıma fırsatı bulduk.

Melek Hanım, Tuğrul Bey, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Melek Ataç: İzmir’de doğdum, babamın mesleği nedeniyle çocukluğum Türkiye’nin farklı şehirlerinde geçti; bu da bana küçük yaşlardan itibaren farklı kültürleri tanıma, değişime kolay uyum sağlama ve hayata daha geniş bir perspektiften bakma fırsatı sundu. Denizle iç içe, enerjik bir yaşamın içinden geliyorum. Tekstil mühendisiyim ve uzun yıllardır tekstil sektöründe, özellikle çocuk giyimi alanında büyük bir tutkuyla çalışıyorum. Tekstil benim için sadece profesyonel bir iş değil; yaratıcılığımı, deneyimimi ve yaşam enerjimi yansıttığım çok özel bir dünya. Yenilikleri takip etmeyi, üretmeyi ve estetik bakış açımı işime taşımayı her zaman çok sevdim.

Tuğrul Ataç: Ankara’da doğdum. Filolog olmak, 4 tane yabancı lisanı öğrenmeme imkân verdi. Turizm sektöründe uzun yıllar yöneticilik ve seyahat acentesi işletmeciliği yaptım. Yurt dışı ile çalışmak bana dünyanın birçok farklı noktasını keşfetme, farklı kültürleri yakından tanıma ve hayata, dünyaya insani bakış açısıyla yaklaşma fırsatı sundu. Farklı dillere olan ilgim ve iletişim becerim bu yolculuğu benim için daha da zenginleştirdi. Deniz tutkum ise gençlik yıllarımda Fenerbahçe ve Galatasaray kulüplerinde yelken yarışçısı olarak başladı, daha sonra optimist eğitmenliğiyle devam etti ve birçok yelkenci yetiştirmek nasip oldu. Ne mutlu bana ki bir öğrencim yelkenlisiyle okyanusları aştı ve Dünya turunu gerçekleştirdi. Deniz, benim için her zaman özgürlük, keşif ve yaşamın vazgeçilmez bir parçası oldu. Melek’le tanıştıktan sonra ortak deniz sevgimiz hayatımızın en özel bağlarından biri haline geldi. Uzun yıllar yelken yaptık; bugün ise denizin tadını daha konforlu bir şekilde çıkarmayı seviyoruz. Seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek, farklı kültürler deneyimlemek ve iyi yemek, hayatımızın en keyif aldığımız parçaları arasında.

Anthaven ile tanışmak ise hayatımızın en güzel sürprizlerinden biri oldu. Bodrum Yalıkavak’ta yaşarken zaman zaman Aspat Koyu’na gider, denize girerdik. Bu güzelim koyda büyük bir proje başlatılacağını duymuştuk. 2020 yılı ekim ayında Melek bana Anthaven projesini anlatan bir makale gösterdi, projeyle ilgili resimler de vardı ve üstelik proje tamamlanmıştı. İçinde marina da olduğunu görünce “Haydi hemen gidip görelim” dedim. Görünce çok etkilendik. Ve o güne kadar ilgilenmediğimiz için ikimiz de hayıflandık zira neredeyse projenin tamamı satılmıştı. 2021 yazına doğru Melek bir sürpriz yaptı. Araştırmış ve Anthaven’da haziran ayı için bir aylığına kiralık ev bulmuştu. Bu, hayatımızın en güzel tatillerinden biri olmuştu. Çarşısıyla, restoranlarıyla, oteliyle, plajıyla, tekne parkıyla emsallerine göre mükemmel işleyen üstün bir projeydi Anthaven. Özellikle denizciler için arayıp da bulamayacakları mükemmel bir proje ve Türkiye’de de emsali yoktu. Tatilimizin sonuna doğru “Keşke burada devamlı yaşayabilseydik diyorduk ki minnet borcumuz olan Menekşe Hanım çıktı karşımıza ve bize Anthaven’da sahip olduğumuz ve çok büyük bir keyifle yaşadığımız evimizi bulmanın kapılarını açtı.

Kikka Textile ne zaman, nasıl kuruldu, faaliyetleri neler?

M.A: Kikka Tekstil olarak 1996 yılından bu yana çocuk giyimi alanında üretim ve ihracat yapıyoruz. Başta İspanya merkezli markalar olmak üzere, yaklaşık 30 yıldır dünyanın birçok farklı bölgesine üretim gerçekleştiriyoruz. Çocuk tekstili, yüksek kalite standartları, detay odaklı çalışma yapısı ve büyük bir özen gerektiren çok özel bir alan. Her koleksiyonda güvenlikten konfora, tasarımdan üretim kalitesine kadar çok daha hassas ve titiz bir süreç yürütülüyor. Biz de yıllara dayanan deneyimimizle bu zorlu ama bir o kadar da keyifli alanda; kaliteyi, yaratıcılığı ve güçlü üretim altyapımızı bir araya getirerek sektörde sürdürülebilir bir yer edinmenin gururunu taşıyoruz.

Çocuk giyiminin yetişkin giyiminden en önemli farkları nelerdir?

M.A: Çocuk giyimi, yetişkin giyimine kıyasla çok daha fazla teknik bilgi, hassasiyet ve sorumluluk gerektirir. Çocuk ürünlerinde yalnızca estetik görünüm yeterli değildir; öncelikli olarak sağlık, güvenlik, konfor ve hareket özgürlüğü sağlanmalıdır. Çocukların cilt hassasiyeti, aktif yaşam yapıları ve gelişim süreçleri nedeniyle ürünlerin hem dayanıklı hem de ergonomik olması büyük önem taşır. Yılların verdiği deneyimle çocuk tekstilinde detayların aslında ürünün gerçek değerini belirlediğini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle üretimin her aşamasında yüksek standartlardan ödün vermeden çalışıyoruz.

Bizim çocukluğumuzda çocuk modası pek yoktu, benzer şeyler giyerdik. Şimdi müthiş tasarımlar üretiliyor çocuklar için. Siz çocuk modasını nasıl takip ediyorsunuz?

T.A: Geçmişte çocuk giyiminde yaş grupları çok daha genel değerlendirilirdi; 3-14 yaş aralığında benzer ürünler tercih edilebiliyordu. Ancak günümüzde çocuk modası daha çok segmentlere ayrılmış durumda. Özellikle 7-8 yaş sonrasında çocukların stil algısı hızla gelişiyor ve yaş gruplarına göre beklentiler ciddi şekilde farklılaşıyor. Bu nedenle tüketici taleplerini çok yakından takip etmek, trendleri doğru analiz etmek ve hızlı adapte olabilmek önemli. Biz de hızlı moda dinamiklerine uyum sağlayan, esnek ve çevik üretim yapımız sayesinde değişen beklentilere uygun koleksiyonlar geliştirmeye odaklanıyoruz.

Türkiye’de tekstil sektörünün zor zamanlar geçirdiğini okuyoruz bazen. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nasıl olur?

M.A: 40 yıla yaklaşan sektör deneyimimde tekstilin pek çok farklı dönemine tanıklık ettim; sakin sular da gördük, sert fırtınalar da. Ancak bugün yaşanan süreç hem lokal hem global ölçekte, sektörün daha önce çok sık karşılaşmadığı kadar zorlu şartlar barındırıyor. Artan maliyetler, değişen dünya ticaret dengeleri ve hızla dönüşen tüketici beklentileri, rotayı her zamankinden daha dikkatli çizmeyi gerektiriyor.

T.A: Türkiye aslında güçlü üretim altyapısı, tecrübesi ve kalite gücüyle tekstilde çok önemli bir ülke. Ancak dünya pazarında kalıcı başarı için yalnızca iyi üretim yapmak artık yeterli değil; yenilikçi olmak, hızlı adapte olabilmek, sürdürülebilirliği benimsemek ve katma değerli ürünler geliştirmek gerekiyor.

Gündelik yaşamınızda neler yaparsınız?

T.A: Günlük yaşamımız oldukça dinamik geçiyor; iş hayatımızın temposu devam ederken, özel hayatımızda dengeyi korumaya özen gösteriyoruz. Yaşam düzenimiz ağırlıklı olarak İstanbul ve Bodrum arasında şekilleniyor. Şehir hayatının enerjisi ile denizin ve doğanın sunduğu huzur arasında bir denge kurmak bizim için çok kıymetli.

Hobileriniz neler?

M.A: Ortak hobilerimizin başında deniz, seyahat, yeni yerleri keşfetmek ve gastronomi geliyor.

Seyahat hayatımızın vazgeçilmez parçası. Gençlik yıllarımızda daha uzak ve keşif odaklı rotaları deneyimledik; bugün ise daha çok konforlu, keyifli ve bize ilham veren destinasyonları tercih ediyoruz. İngiltere’de Londra; İtalya’nın Göller bölgesi ve Toscana; Fransa’nın Côte d’Azur bölgesi en sevdiğimiz ve sık ziyaret ettiğimiz yerler. Kültürü, dinamizmi, alışverişi ve gastronomisiyle bize her zaman keyif veriyor.

Bir yanıt yazın