Anthaven Bodrum Satış Ofisi’nin tasarım dilini oluşturan GOTWOB ile mekân, tasarım ve yaşam kültürü üzerine konuştuk. EQ Dergi olarak hem markayı yakından tanıdık hem de bu iş birliği sürecinin ayrıntılarını Leyla Dondar’dan dinledik.
GOTWOB, tasarım mobilya ve mekânsal deneyimler üreten bir tasarım markası. GOTWOB tasarımları, günümüzün ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, ‘değişen hayat tarzlarına ve alışkanlıklara hızla uyum sağlayabilecek reflekse sahip’ olarak tanımlanıyor.
Ant Yapı Bodrum Satış Ofisimizi dekore eden markanın yaratıcılarıyla sohbet ettik.
GOTWOB’un kuruluşundan ve tasarım felsefesinden biraz söz eder misiniz?
GOTWOB, 2008’de Begüm Çelik, Berk Şimşek ve Beril Çelik tarafından kuruldu.
Bizim için tasarım, sadece estetik değil; zamana direnen bir form arayışıdır. Malzeme, işçilik ve form arasındaki gerilimden doğan bir denge. Her parça, değişen hayatın içinde kendini yeniden tanımlayabilmeli.


Ant Yapı ile tanışmanız ne zamana dayanıyor? Nasıl bir kurumsal bağınız var?
Ant Yapı ile ilişkimiz, ortak bir hassasiyet üzerinden kuruldu: Her iki marka da kalıcılığı detaylarda arıyor.
Bu iş birliği, proje bazlı bir ilişkiden çıkıp uzun soluklu, birbirine destek veren, aynı dili konuşan iki ayrı oyuncunun yaratıcı diyaloğuna dönüştü.


Ant Yapı Bodrum Satış Ofisini dekore ettiniz, çok şık ve karakteristik oldu. Nasıl bir süreçti? Bir satış ofisini dekore ederken nelere dikkat edersiniz? Burada nasıl bir yol izlediniz?
Bir satış ofisi, bir mekândan çok bir anlatıdır. Bodrum’da hedefimiz; sade ama güçlü, rafine ama duygusal bir atmosfer yaratmaktı. Mekân, doku ve malzeme arasında kurulan dengeyle, mekânın ilk anda hissedilmesini istedik.

Malzeme de markanız için önemli, biliyoruz. Ant Yapı Bodrum Satış Ofisi’nde nasıl malzemeler tercih ettiniz?
Malzeme, tasarımın en dürüst halidir. Her zaman önceliğimiz; dokunsal derinlik ve zamanla etkisini güçlendiren doğal malzemelerden yana olmuştur. Mermer, doğal kaplama, masif ahşap ürünleri ve deri sık kullandığımız malzemelerdir.

Sanat eserleri de kullanmışsınız ofiste. Bunun önemi nedir? Müşterilerde bir algı, bir duygu durumu yaratmak için ne kadar önemlidir?
Sanat, mekânın ruhunu tanımlamada çok önemli bir etkendir. Bir eser, mekânı yalnızca tamamlamakla kalmaz, kimi zaman mekânı dönüştürür. Katman yaratır, hafıza oluşturur, kullanıcıyla görünmeyen bir bağ kurar. Projelerimizde müşterilerin imkanları doğrultusunda bu konuda desteğimizi vermekten keyif alıyoruz.

Genel olarak konut ve iş yeri dizayn etmek arasında ne gibi farklar oluyor?
Konut daha içsel, daha sezgisel bir alandır. İş yeri ise dışa dönük, işlevselliğin ön planda olduğu, daha yapılandırılmış bir alandır. Ama bizim için güçlü tasarım, bu iki alanı keskin çizgilerle ayırmadan, aksine aralarında akışkan bir ilişki kurmaktan geçer.

Anthaven’da bir mağazanız da var. Müşteri profilinizden ve taleplerinden biraz söz eder misiniz?
Müşterimiz, tasarımı tüketen değil onunla ilişki kuran bir profil. Özgünlük arıyor, karakter arıyor. Bu da bizi her projede daha özgür ve daha rafine düşünmeye itiyor.

Son olarak, bu yılın dekorasyon ve mobilya trendlerinden de kısaca söz eder misiniz?
Trendler artık tek bir doğruda ilerlemiyor; daha çok farklı ruh hallerine ve yaşam biçimlerine göre çeşitleniyor. Kimi zaman daha renkli ve katmanlı, kimi zaman ise sade ve güçlü mekanlara yönelim var. Doğal malzemeler, zengin dokular ve zamansız geçişler öne çıkıyor. Fazlalık yerine öz, gösteriş yerine derinlik değer kazanıyor. Tasarım çeşitleniyor ama arayış çok net: Yeniden kalıcı olana.



