Sonbahar yeniden sahnede

Açık havadan salonlara geçtiğimiz sonbaharın kültür sanat gündemi yoğun. Festivaller ve iddialı yapımlarla dolu takvim, İstanbul’dan Adana’ya, Antalya’dan Ankara’ya uzanıyor. Çağdaş tiyatro, arena konserleri, iddialı devam filmleri, uzun aradan sonra gelen albümler ve yıl sonu listelerine şimdiden göz kırpan kitaplar var. İşte yeni sezonun öne çıkanları

ESEN DOLMA

Sonbahardaki kültür sanat takviminin kendine özgü bir yapısı vardır. Eylül, yazın son enerjisini açık hava konserlerinde tutmaya çalışır. Ekim, festival programları ve yeni sezon afişleriyle şehri yeniden hızlandırır. Kasımda büyük yapımların ağırlığı hissedilir. 2026 takvimi de bu alışıldık ritmi izliyor. Sonbahar programında, Latin müziğin efsanesi Gipsy Kings ile beş Grammy’li Snarky Puppy konserleri listemizde. Echo & The Bunnymen 12, Tony Iommi 21 yıl sonra yeni albüm yayımlayacak. Sinemada Facebook’un şirket içine ve ‘Açlık Oyunları’nın geçmişine gidilecek. İstanbul Tiyatro Festivali ise 30’uncu yılını, bir gelinliğin ardındaki görünmeyen emeği anlatan ‘Lacrima’ ile açacak.

KONSER

Elektronik müzik dev ekranla birleşiyor

Eylülün ilk büyük konserlerinden biri, melodik techno, progressive house ve ambient ögelerini sinematik görsellerle buluşturan Anyma. Matteo Milleri’nin solo projesi, 12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’ya gelecek. ‘ÆDEN’ turnesinde müzik, dijital karakterler ve dev ekranlar aynı hikayenin parçaları olarak karşımıza çıkacak. Coachella’da tanıtılan gösteri, klasik bir DJ setinden çok, ses ve görüntünün birlikte ilerlediği bir sahne işi olarak tasarlandı.

Aynı akşam iki ayrı sahne

The Sisters of Mercy, 14 Eylül’de Paribu Art’ta sahne alacak. Grup, gotik rock etiketiyle anılsa da punk, psikedelik müzik, metal ve dans ritimlerini, Andrew Eldritch’in vokaliyle birleştiriyor. 18 Eylül’de İstanbul’da iki farklı rota var: Gipsy Kings, Tonino Baliardo öncülüğünde Harbiye’de sahne alacak. Latin müziğin efsane grubu, flamenko gitarını rumba ve Latin popla buluşturan ‘Bamboleo’, ‘Volare’ ve ‘Djobi Djoba’ gibi şarkılarını çalacak. Aynı akşam Volkswagen Arena’da sahne alacak beş Grammy’li grup Snarky Puppy ise caz müziği funk, soul, gospel, rhythm&blues ve hard rock’la birleştirecek.

Blue, geçmişle yeni albümü buluşturuyor

İngiliz pop grubu Blue, 25’inci yıl turnesi kapsamında 30 Ekim’de İstanbul Volkswagen Arena’da, 31 Ekim’de Ankara Congresium’da sahneye çıkacak. Konserlerde, hem 2000’ler popunun ‘All Rise’, ‘One Love’ ve Elton John’la söyledikleri ‘Sorry Seems to Be the Hardest Word’ gibi tanıdık şarkıları; hem de ocakta yayınlanan ‘Reflections’ın yeni pop şarkıları yer alacak.

Bir gün flütlü progresif rock ertesi gün thrash metal

Kasım ortasında rock takvimi iki ayrı kuşağı buluşturuyor. Ian Anderson’ın, flütü rock müziğin merkezine taşıdığı Jethro Tull, folk, blues ve klasik müzik etkili progresif repertuvarıyla 14 Kasım’da Zorlu PSM’de olacak. 15 Kasım’da ise Alman Kreator ile ABD’li Overkill, Volkswagen Arena’yı paylaşacak. İki grup da hızlı riff’leri ve sert ritimleriyle dikkat çekiyor.

SİNEMA

‘Resident Evil’ oyunlardaki korkuya dönüyor

Sonbaharda sinema seyircisini hem büyük stüdyo filmleri ve tanıdık seriler hem de Adana, İstanbul ve Antalya’daki festivaller bekliyor. 18 Eylül’de vizyona girmesi planlanan ‘Resident Evil’, serinin devam filmi değil yepyeni bir sinematik uyarlama olarak öne çıkıyor. ‘Barbarian’ ve ‘Weapons’la tanınan Zach Cregger’ın yönettiği korku-gerilim, Raccoon City’de mahsur kalan sağlık kuryesi Bryan’ın bir gecesine odaklanıyor. Yapım, önceki uyarlamaların aksiyonunun aksine, oyunlardaki kapalı alan gerilimine ve hayatta kalma duygusuna yaklaşıyor.

Facebook bu kez içeriden anlatılıyor

Aaron Sorkin, 9 Ekim’de ‘Sosyal Hesaplaşma’ ile ‘The Social Network’ün dünyasına dönüyor. Ancak bu kez hikayenin merkezinde şirketin kuruluşu değil, The Wall Street Journal’ın Eylül 2021’de başlattığı Facebook Files var. Biyografik dram, şirket içi belgeleri kamuoyuna taşıyan Frances Haugen ile WSJ muhabiri Jeff Horwitz’in çalışmasını anlatıyor. Mikey Madison, Jeremy Allen White ve Mark Zuckerberg rolünde Jeremy Strong kadroda.

‘Dondurmam Gaymak’ 20 yıl sonra dönüyor

‘Dondurmam Gaymak: Gapital’ 16 Ekim’de vizyonda. İlk filmde, Muğla’da motoruyla dondurma satan Ali Usta’nın büyük markalara karşı ayakta kalma mücadelesi, yerel mizahla anlatılmıştı. 20 yıl sonra aynı coğrafyaya dönen komedinin yönetmeni Eyüp Boz; Cengiz Bozkurt, Atakan Çelik ve Okan Cabalar başrolleri paylaşıyor.

DC evreninde beden korkusu

23 Ekim’de gösterime girecek ‘Clayface’ yalnızca bir süper kahraman filmi değil. James Watkins’in yönettiği filmde Tom Rhys Harries, yükselme arzusuyla hareket ederken fiziksel ve ruhsal dönüşüme uğrayan oyuncu Matt Hagen’ı canlandırıyor. Şekil değiştirme gücü, bu kez gösterişli bir yetenekten ziyade beden korkusu temasıyla ele alınıyor.

Türkiye’nin ilk IMAX animasyonu

Aynı gün Gupse Özay’ın yazdığı ve seslendirdiği ‘Gupi ve Gülmeyen Kral’ da vizyona girecek. Özay’ın kendi çocukluğundan esinlenerek yarattığı Gupi, önce Netflix dizisiyle 190 ülkede izleyiciye ulaştı, ardından kitaplara taşındı. Arkın Aktaç’ın yönettiği ve karakterin ilk sinema filmi olan yapım, Türkiye’nin ilk IMAX animasyonu olarak duyuruldu.

Tartışmalı TV programı beyazperdede

23 Ekim programına ayrıca, bir dönem televizyonun en çok tartışılan işlerinden biri olan ‘To Catch a Predator’ programını ve sunucusu Chris Hansen’i konu alan ‘Primetime’ eklenecek.

Robert Pattinson’ın başrolündeki film, 2000’lerde ABD’de yayımlanan ve internet üzerinden çocuklarla buluşmaya çalışan yetişkinleri kamerayla suçüstü yakalayan programın arka planına ve sunucunun yükselişine bakacak.

Genç Haymitch’in Açlık Oyunları

Sonbaharın büyük gişe filmi ‘Açlık Oyunları: Hasatta Gündoğumu’ ise 20 Kasım’da vizyona girecek. Katniss Everdeen’in hikayesinden 24 yıl öncesine, 50. Açlık Oyunları’na giden bu yeni yapımda, önceki filmlerde Woody Harrelson’ın canlandırdığı Haymitch Abernathy’nin gençliğini izleyeceğiz. Genç Haymitch’i Joseph Zada’nın oynadığı filmin kadrosunda Elle Fanning, Ralph Fiennes, Jesse Plemons ve Glenn Close da var.

Festival hattı Adana’da başlıyor

Sonbaharda vizyon filmlerinin yanında üç de festival sanatseverleri bekliyor. 33. Adana Altın Koza Film Festivali 26 Eylül-4 Ekim, 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali 24-31 Ekim arasında düzenlenecek. 14. Boğaziçi Film Festivali ise 8-15 Kasım’da İstanbul’da. Yarışma programları henüz tamamlanmadı ancak festivaller, yeni yerli filmler, bağımsız yapımlar, söyleşiler ve sektör buluşmalarına vizyon takviminden ayrı bir alan açacak.

TİYATRO

Bir gelinliğin görünmeyen işçileri

Yeni tiyatro sezonunun en önemli başlıklarından biri 30. İstanbul Tiyatro Festivali. 22 Ekim-3 Aralık arasında düzenlenecek festival, 22 ve 23 Ekim’de Caroline Guiela Nguyen’in yazıp yönettiği ‘Lacrima’ ile açılacak. Paris’te bir modaevinde başlayan hikaye, Alençon’daki dantel atölyelerine ve Mumbai’deki nakış ustalarına uzanıyor. Oyun, bir İngiliz prensesi için hazırlanan gelinlik üzerinden, lüksün arkasındaki emek zincirini ve işçilerin birbirinden saklamak zorunda kaldığı hayatları anlatıyor.

Üç kuşak koreograf aynı programda

Nederlands Dans Theater 2 ise 27 ve 28 Kasım’da Zorlu PSM’ye dönecek. Genç dansçılardan oluşan topluluk, Jiří Kylián’ın ‘Sleepless’ı ile Marco Goecke’nin ‘The Big Crying’ini sahneleyecek. Noé Soulier’nin üçüncü parçasıysa eylüldeki prömiyerinden sonra açıklanacak. Böylece aynı gecede NDT geleneğinin üç farklı kuşağı ve üç ayrı hareket dili görülebilecek.

Nora bu kez kuklalarla sahnede

Yngvild Aspeli ve Paola Rizza’nın yönettiği ‘Bir Bebek Evi’, 14 ve 15 Kasım’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. Henrik Ibsen’in klasiği bu kez hipergerçekçi insan kuklaları, kuşlar ve giderek büyüyen örümcek imgeleriyle kuruluyor. Nora’nın evliliğini ve özgürlük arayışını yorumluyor.

Sürgün edilen ressamın izinde

‘Sanatçısı Belirsiz* İvi Buradaydı’, İstanbul doğumlu Rum ressam İvi Stangali’nin izini sürüyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’de yetişen Stangali, 1964’te bir yaşındaki kızı, 20 dolar ve 20 kiloluk bir valizle Atina’ya gönderildi. Tilbe Saran, Fulya Peker ve Çağdaş Ekin Şişman’ın rol aldığı oyun, 3-4 Kasım’da Arter’de, 17 Kasım’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde.

Afife dört şehre gidiyor

Festival dışındaki en görünür turnelerden biri de ‘Afife’. Afife Jale’nin sahneye çıkma mücadelesini anlatan yapım 25-26 Eylül’de Adana’da, 30 Eylül-1 Ekim’de Antalya’da, 16-17 Ekim’de İzmir’de ve 6-7 Kasım’da Ankara’da olacak.

ALBÜM

Ellie Goulding’in müzikal günlüğü

Albüm sezonu ise 4 Eylül’de Ellie Goulding’in ‘I Know Too Much’ıyla açılıyor. Goulding, 10 şarkılık altıncı stüdyo albümünü, hayatının belirli bir dönemini kayda geçiren müzikal bir günlük olarak tanımlıyor. İlk tekli ‘Black Prada Dress’, elektronik pop ile dans ritmini öne çıkarıyor. Albümün temel fikriyse bazen fazla bilmenin yükünden, bilmemenin rahatlığına geçebilmek.

18 Eylül’de üç ayrı pop dünyası

18 Eylül’ün kalabalık takviminde Beck, Carly Rae Jepsen ve Tove Lo öne çıkıyor. Beck’in yedi yıl sonra gelen ‘Ride Lonesome’ı akustik gitar, piyano ve yaylılarla, 2002 albümü ‘Sea Change’in hüzünlü folk çizgisine dönüyor. Jepsen’ın 24 şarkılık çift albümü ‘Day and Night’ın gündüz yarısı 1970’ler psikedelik popundan, gece yarısı dans pistinden besleniyor. Tove Lo’nun ‘Estrus’u ise elektronik popu merkeze alıyor.

12 yıl sonra yeni albüm

Echo & The Bunnymen, 12 yıl sonraki yeni albümü ‘Apples for Isaac’i 18 Eylül’de yayınlayacak. Bu, Liverpool grubunun 2014 tarihli ‘Meteorites’tan sonraki ilk albümü. ‘Brussels Is Haunted’ grubun karanlık, romantik post-punk çizgisini yeniden duyuruyor.

Tony Iommi 21 yıllık arayı kapatıyor

Black Sabbath gitaristi Tony Iommi’nin 2005 tarihli ‘Fused’dan sonraki ilk solo albümü ‘From the Dark’ 23 Ekim’de çıkacak. Norveçli vokalist Jørn Lande’nin eşlik ettiği kayıt, Iommi’nin ağır ve tekrarlanan gitar riff’lerini daha güncel bir prodüksiyonla buluşturuyor. Queen’in baş gitaristi Brian May de albümün konukları arasında.

KİTAP

Ahmet Ümit’in yeni romanında rota Roma

Gelelim sonbaharın kitap takvimine… Polisiye edebiyatın Türkiye’deki en tanınmış isimlerinden Ahmet Ümit, ‘Beyoğlu Rapsodisi’, ‘İstanbul Hatırası’ ve ‘Beyoğlu’nun En Güzel Abisi’ gibi romanlarının ardından bu yıl yeni kitabıyla okurla buluşacak. Adı henüz açıklanmayan roman, günümüz Roma’sında, Roma İmparatorluğu’nun bugüne uzanan gölgesinde geçiyor. Ümit, ‘Kayıp Tanrılar Ülkesi’nin Berlinli başkomiseri Yıldız Karasu ile yardımcısı Tobias Becker’i bu kez gizemli bir antik ritüelin çevresinde gelişen olayların içine yerleştiriyor. Ümit, “Ölümsüz bir aşk için ölümsüz bir varlığı sevmen gerekir” cümlesiyle duyurulan kitabının, doğum günü olan 30 Eylül 2026’da çıkacağını duyurdu.

Elon Musk’ın annesi bu kez “zamansızlığı” anlatıyor

Dünyanın en uzun süre çalışan modellerinden biri olan, beslenme uzmanlığı kariyerini de sürdüren fakat kamuoyunda en çok Elon Musk’ın annesi olarak tanınan Maye Musk’ın, anı ve kişisel gelişim türlerini buluşturan yeni kitabının eylül ayında ABD ile eş zamanlı olarak Türkiye’de yayımlanması planlanıyor. Daha önce ‘Bir Kadın Plan Yaparsa’da yaşamından çıkardığı dersleri anlatan Musk, yeni kitabı ‘Zamansız: Her Yaşta Dirayetli Olmak ve Yeniden Keşfetme Sanatı’nda, ilerleyen yaşın yeniden başlamak için engel olmadığı düşüncesine odaklanıyor. Kendi hayatındaki değişimlerden hareketle dayanıklılık, yaşla birlikte dönüşen kimlik, kariyeri yeniden kurma ve başkalarının beklentilerinden bağımsız bir yaşam sürme başlıklarını ele alan kitabın İngilizce baskısı 15 Eylül’de çıkacak.

Eylül, Booker Ödüllü Marlon James’le açılıyor

Önümüzdeki aylarda ayrıca, Türkçe çeviri tarihleri belli olmasa da sonbaharda özgün dildeki baskılarını yapacak iddialı eserler de yer alıyor. ‘Yedi Cinayetin Kısa Tarihçesi’ ile 2015 Man Booker Ödülü’nü kazanan Marlon James’in ‘The Disappearers’ı 1 Eylül’de ABD’de, 3 Eylül’de Britanya’da yayımlanacak. Roman, 1980’lerin Jamaika’sında açıkça queer bir oyun için bir araya gelen sekiz erkeğin uğradığı homofobik saldırıyı ve bu olayın yıllara yayılan etkisini anlatıyor.

‘Sarı Yüz’ün yazarının yeni rotası Taipei

2022 yılında yayımlanan ‘Babil’ romanıyla New York Times Çok Satanlar listesinde birinci olan ve 2022 Nebula En İyi Roman Ödülü’nü kazanan R.F. Kuang’ın ‘Taipei Story’si, 8 Eylül’de geliyor. ‘Babil’, ‘Sarı Yüz’ ve ‘Katabasis’teki fantastik dünyalardan daha kişisel bir büyüme hikayesine geçen Kuang, yas içindeki Çinli-Amerikalı genç bir kadına odaklanıyor.

Pachinko’dan 10 yıl sonra yeni roman

Kore’den Japonya’ya göç eden karakterleri konu alan destansı bir tarihi roman olan ‘Pachinko’ ile tanınan Min Jin Lee’nin üçüncü romanı ‘American Hagwon’ ise ‘Pachinko’dan yaklaşık 10 yıl sonra, 29 Eylül’de yayımlanacak. 1997 Asya finans kriziyle Seul, Sydney ve Güney California arasında dağılan Koreli bir aileyi anlatan roman, başarı fikrini göç, sınıf, aile görevi ve yapılan fedakarlıklar üzerinden tartışıyor.

Eylülde sahneler açık havada, albüm takvimi ise uzun araların ardından dönen isimlerle hareketli. Ekimde festival salonları açılıyor. Kasımda çağdaş dans ve metal yan yana geliyor. Yeni sezonun asıl gücü de burada: Aynı takvimde 2000’ler popundan elektronik popa; kapitalizm eleştirisi yapan bir tiyatro oyunundan, Maye Musk’ın dünyanın ilk dolar trilyoneri olan oğlundan bağımsız kurduğu kariyerine kadar herkese göre bir şey bulmak mümkün.

Bir yanıt yazın