Dünyamız hem çok büyük ilerlemeler hem de ciddi sorunlar yaşanan bir dönemden geçiyor.
Özetle sayacak olursak…
Bu aralar tabii en önemli gündem, coğrafyamızın etrafını saran ve milyonları etkileyen savaş ortamı…
Özellikle bu nedenle birçok ülkede enflasyon, gelir eşitsizliği ve yaşam maliyetinin artması çok büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor, teknoloji gelişse de zengin fakir arasındaki fark büyüyor…
Bunların yansıması olarak eğitim, sağlık, barınma, ulaşım vb. konularda sorunlar ortaya çıkıyor ve bu karmaşa içinde bir yaşam savaşı sürüyor…
Dünya genelinde “Climate change” denen iklim değişikliğine bağlı oluşan bir dizi çevre sorunları -ki en başta küresel ısınma- neticesinde aşırı hava olaylarıyla sel, kuraklık, yangın gibi afetleri daha sık ve daha büyük boyutlarda yaşıyoruz…
Tüm bunların yanında neyse ki umutlarımızı artıran birtakım olumlu gelişmeler de yaşanıyor…
Bilim alanında çalışmalar ilerliyor ve teknolojik buluşlar insan hayatını kolaylaştırmak adına çözüm üretmeye devam ediyor…
Tıp alanında yeni tedaviler bulunuyor, uzay alanında araştırmalar artıyor, yapay zekâ gelişiyor ve yeni kuşakların tüm bu konularda çok daha bilinçli olduğunu söyleyebiliriz…
Fakat neresinden bakarsak bakalım tüm sorunların, en temelde insanoğlunun açgözlülüğünden; her anlamda doymak bilmez yapısından kaynaklandığını da söyleyebiliriz…
Milyarlarca insan bu büyük sorunlarla boğuşurken bir de akıl sağlığı sorunları ile uğraşmak zorunda kalıyor. Psikolog ve psikiyatri kliniklerindeki hasta sayısının her geçen yıl artışı da bu gerçeği gösteriyor. Bu bağlamda, “Biraz da tebessüm edelim” diyerek bir psikolog hikayesiyle yazımızı sonlandırmak istiyoruz…
Psikoloğa gelen bir hasta şikayetinin gece uyuma sorunu olduğunu anlatmış. Yatağa yattığında yatağın altında biri varmış gibi hissettiğini, yatağın altında yatınca da yatağın üstünde biri varmış gibi hissettiğini söylemiş…
Doktor da bunun önemli bir durum olduğunu, tedavisinin her hafta yapılacak seanslarla 6 ay sürebileceğini ve bir seans ücretinin 1.000 TL olduğunu söylemiş. Hasta “Tamam” diyerek çıkmış ama sonradan toplam 24.000 TL ücretin çok olduğunu düşünüp seanslara gitmemiş…
Aylar sonra doktor ile hastası yolda karşılaşmış, doktor “Ne yaptın, durumun nasıl?” diye sorunca hastası “Sizden çıktıktan sonra bir bara gittim, bir şeyler içerken barmenle sohbet ettim, ona bu sorunumdan bahsettim, o da yatağın ayaklarını kes kurtulursun dedi. Ben de yaptım ve kurtuldum” diye cevap vermiş.
Bu vesile ile dünya üzerinde oyun kuran tüm liderler için vicdanlı düşünmelerinin yanında akıl fikir sahibi olmalarını dilerken, tüm insanlığa da öncelikle akıl sağlığını koruyabilmeyi ve metanet diliyoruz. Barış içinde yaşanabilir bir dünya umutlarımızı yitirmeden…
