Poşetsiz Günler ve Geri Dönüşen Hayat

EKOLOJİ

087İnsan ve Yaşam Dergisi Şubat - Mart 2019http://eqdergi.com/sayi/eq87/

Poşetsiz Günler ve Geri Dönüşen Hayat

İnsan sağlığında tedavisi güç hasarlar bıraktığını yeni yeni fark ettiğimiz naylon poşetler hayatımızdan çıkıyor. Hem de şok etkisiyle, kanun gücüyle. Naylon poşetlerle vedalaşmak meşakkatli olacak gibi görünüyor.

Plastik Poşetten Fileye, Bez Çantaya Geçmek Önemli Bir Adım. Ancak Tek Başına Yeterli Değil

Konfor olarak gördüğümüz poşetler gezegenimizin sonunu hazırlayan en büyük etkenlerden. Sağlığa olumsuz etkileri de cabası. O yüzden bu kötü alışkanlıktan toplum olarak vazgeçtiğimiz şu günlerde yaşadığımız “yoksunluk” duygusunu biraz olsun hafifletelim diye poşetsiz hayatın neden elzem olduğunu hatırlatalım istedik.

Hepi topu 1980’lerin sonunda hayatımıza girdi naylon poşetler. Sanki öncesinde hayatımızda kese kâğıdı ve file hiç olmamışçasına, bütün konforlar gibi çabucak alışıverdiğimiz naylon poşetler kendimizi daha bir uygar hissettirdi belki de. Hayatımıza kolayca kabul ettiğimiz, kendi katilimizmiş meğer.

“Doğada çözünen poşet”ler çevreci kuruluşlara göre büyük bir yanılsama.

BU ALIŞKANLIK İNSANI KANSER EDER!

Naylon poşetler ısıya veya güneşe maruz kaldıklarında içeriklerindeki kimyasallar salınarak insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Daha açık ifadeyle söylersek; kansere neden oluyor. Özellikle kabuğu soyulmadan yenen sebze ve meyvelerin plastik poşetlerde taşınmaması, hele hele siyah olanlarından sakınılması öğütleniyor. “Doğada çözünen poşet”ler ise çevreci kuruluşlara göre büyük bir yanılsama. Ve bu yüzden de iki kat daha tehlikeli.

Çevre kirliliği gezegenin sonunu getiriyor, evet. Ama hâlâ bir şansımız var.

Ambalajları, Pilleri, Kağıt, Cam, Plastik Gibi Atıkları Ayrı Ayrı Biriktirdiniz Diyelim, Sonra Ne Olacak?

Gezegenin Sonu mu?

Artık biliyoruz ki tek bir naylon poşetin doğadan tamamen yok olabilmesi suda 400 yıl, karada ise 800 yıl gerekiyor. Biz Dünya’da her yıl 1 trilyona yakın plastik poşet kullanıldığını belirtmekle yetinelim, hesabı siz yapın. Çevre kirliliğinin sonuçları ise hepimizin malumu. Çevre felaketi duymadığımız bir günümüz geçmiyor artık. İklim değişiyor; doğada yok olmayan atıklar erozyona yol açıyor ve verimli topraklar giderek azalıyor; temiz su kaynakları hızla kirleniyor; biyolojik çeşitlilik azalıyor, kimi türler yok oluyor. İyi haber ise şu; hâlâ bir şansımız var.

Geri Dönüşüm Dünyayı Kurtaracak

Plastik poşetten fileye, bez çantaya geçmek önemli bir adım. Ancak tek başına yeterli değil. Hazır bu kötü alışkanlıktan vazgeçme yoluna girmişken atıklarımızı ayrıştırma alışkanlığı da edinmemiz hayati öneme sahip.

Zira atıklarımızı ayrıştırdığımızda kimyasal ya da fiziksel yöntemlerle ikincil başka ürünlere ya da enerjiye dönüşmeleri mümkün oluyor. Kâğıt, cam, plastik gibi katı atıklar, biyolojik atıklardan (yani her türlü besinsel artıktan) ayrı tutulur ve çöpe o şekilde atılırsa hammadde olarak tekrar üretim süreçlerine kazandırılabiliyor.

Örneğin kullanılmış kâğıdın tekrar kâğıda dönüşmesi, hava kirliliğini yüzde 74-94 oranında, su kirliliğini yüzde 35, su kullanımını ise yüzde 45 azaltıyor ve bir ton atık kâğıdın kâğıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebiliyor.

Hepi topu 1980’lerin sonunda hayatımıza girdi naylon poşetler.

Modadan Dekorasyona Sürdürülebilirlik

Üstelik geri dönüşüm modadan dekorasyona kadar tüketim alışkanlıklarımızla doğrudan ilgili alanları da etkisi altına almış durumda. Geri dönüşüm maddeleri kullanarak üretim yapmak, tüm dünyada yükselen bir değer artık. Sadece bir avuç gönüllünün ikinci el pazarlara yönelmesinden söz etmiyoruz üstelik. Sürdürülebilir bir yaşam için dünyanın önde gelen şirketleri, ofislerdeki tüketim ve atık kültürü bilincinin kurumsallaştırılmasının yanı sıra, kullanılmış giysilerden elektroniğe kadar pek çok ürünü toplayıp geri dönüşümle yeniden kazanma politikaları güdüyor ki bu da bu yazının ikinci iyi haberi.

Ne Yapmalı?

Bizim de yapabileceğimiz şeyler var bu konuda. İlk adım olarak farklı atık gruplarını ayrı torbalarda toplamaya başlayabiliriz. Başlangıçta zor görünebilir ama kısa sürede alışkanlığa dönüşüyor. Ambalajları, pilleri, kâğıt, cam, plastik gibi atıkları ayrı ayrı biriktirdiniz diyelim, sonra ne olacak? Mümkünse her bir atığı kendi geri dönüşüm kutusuna ya da şişe kumbaralarına atmak önemli. Yakınınızda yoksa, belediyeden talep etme hakkınız var ya da gönüllü kuruluşlara başvurabilirsiniz. Yine de tüm bunlara zamanınız yoksa eğer, ayrı ayrı torbalarda biriktirdiğiniz atıkları en yakın çöp kutusuna bırakın. En azından kâğıtçı çocuklar şehrin doğal ayrıştırıcıları olarak mutlaka sizin atıklarınızı da geri dönüşüme yollayacaktır.